tasavvuf-tarikatŞüphesiz ki bizler çok yemek yemenin vücudumuz için faydalı bir hareket olduğunu zannederiz. Aslında arzu edilen çok yemek değil, dengeli beslenme, ölçülü gıda almaktır. Her yemek vücut için bir yorgunluğun başlangıcıdır. Yemekten sonra sindirim kanalında hareketler başlayacak, litrelerce sindirim enzimleri bazen boşu boşuna harcanacaktır.

Kana geçen gıdaların karaciğer ve diğer organlara gidişi, artık, posa maddelerinin bağırsaklardan atılması bir başka hadiseler silsilesidir.Nasıl ki her fabrika ve makine belli zamanlarda kontrolden geçirilir, temizliği bakımı yapılır, revizyona alınırsa aynen bunun gibi, mideyi adeta bir asit fabrikası ve bağırsakları da rafineri tarzında yaratan Cenabı Hak, 11 ay aralıksız çalışan bu fabrikalara, yılın bir ayında yani Ramazan ayında muvakkat bir istirahat vermiştir. Mide ve bağırsaklarımız, hatta karaciğer gibi önemli bir organımız, Ramazan ayında tutulan oruç esnasında fizyolojik bir istirahata alınmaktadır. Bizler oruç tutarken belki biraz sıkıntı çekiyoruz.

Ancak oruçlu iken iç organlarımız, bilhassa akşamüstü adeta bayram ediyorlar.Orucun Karaciğer Fonksiyonlarına Faydaları Karaciğer son derece önemli ve vücudumuz için hayati önemi olan bir organımızdır. Vücudumuzun merkez kimya laboratuarı gibidir. Karaciğer 24 saat çalışmazsa şahıs ölür. Bu kıymetli organımız, birçok hayati faaliyetleri yanında bir diğer vazifesi de vücut için zararlı olan bazı maddeleri tasfiye etmesi yani zehirsizleştirmesidir.Mesela amonyak denilen ve vücudun normal faaliyetleri neticesi meydana gelen zehirli madde, karaciğerde zararsız hale getirilir. Oruç halinde karaciğerin yükü azalacağı için adeta karaciğer hücreleri zehirsizleştirme hadiselerine fırsat bulmakta, vücudu toksak yani zehirli maddelerden temizleme imkânı artmış olmaktadır.Protein dediğimiz daha çok et türü gıdaların temel parçaları amino grup asitlerdir. Amino grup asitler esas olarak karaciğerde parçalanır. Parçalanan amino asitlerden açığa çıkan amonyak denilen madde vücut için toksit yani zehirlidir. Belli miktarın üstünde kanda bulunması halinde hücrelere, bilhassa beyin hücrelerine zarar verir. İşte zehirli madde diyebileceğimiz amonyak karaciğer hücrelerinde üreye değiştirilir. Üre amonyağa göre daha az toksittir ve böbreklerden atılır. Siroz gibi müzmin karaciğer Hastalıklarında, karaciğer hücreleri layıkıyla vazifelerini Yapamadıklarından dolayı ürenin teşekkülü azalır.

Kan da amonyak artar ve amonyak zehirlenmesi olur.Normal, sıhhatli şahıslar oruç tutarken, karaciğere sindirim neticesi düşen iş azalacağından, karaciğer de zehirsizleştirme hadisesine daha fazla imkân hâsıl olmuş olur. Vücut, şahıs oruçlu iken maddi olarak da temizlenmiş olmaktadır.Bütün ilaçların ve zararlı maddelerin tasfiyesi, zehir siz hale getirilmesi (detoksifikasyon) karaciğer hücrelerinde mümkün olur. Kan hücrelerinden olan alyuvarların yıkım mahsulü olan ve fazlalığı bilhassa merkezi sinir sistemi hücrelerine zararlı olan “bilirübin” de karaciğerde tasfiye edilir.Vücutta az miktarları dahi son derece müessir olan ve “hormon” diye adlandırılan kimyevi maddelerin çoğunun yıkım yeri yine karaciğer hücreleridir. Oruç esnasında adeta rahatlayan karaciğerimiz, bütün bu temizleme hadiseleri için fırsat bulmaktadır.Bütün bunlardan başka, karaciğerde bulunan “kupfşer” hücreleri denilen bir grup hücre, vücutta bilhassa kandaki yaşlı alyuvarları, yani kanın kırmızı kürelerinin yaşlanmış olanlarını, ölmüş ve parçalanmış alyuvarların parçalarını lagosite eder, yani adeta bu ölü hücre artıklarını yutar, yer, kanı ve bir manada vücudu tasfiye eder, temizler.Oruç esnasında karaciğerin yükü azaldığı için ölü ve ölmekte olan hücrelerin tasfiye işi kolaylaşır ve hızlanır. Allah’ın emri olan orucun tutulması ise, insan vücudu,Eskiyen hücrelerin temizlenmesi onların yerine yeni hücrelerin gelmesi ile adeta gençleşmektedir. Resulellah efendimiz (s.a.v.) bir Hadisi Şerifleri’nde şöyle buyurmuşlardır. “Her şeyin bir zekâtı vardır. Vücudun zekâtı da oruçtur. Oruç sabrın yarısıdır.” Zekâtın sözlük anlamı temizlenme, taharet, artma ve ziyadeleşmedir.Gerçekten de oruç tutarken vücut manen olduğu kadar maddi manada da temizlenmektedir. Hz. Resulellah’ın beliğ olan ifadesinin bir manasını tasdik etmektedir.

Orucun Kalbe Faydaları:Kalbimiz her kasılmada sol vertrikülden (karıncık) ana atar damar olan aortaya 80 cm3 kadar kanı vücuda pompalamakla vazifelidir. Bu miktar dakikada 5,5 litre kadar kan eder ki buna “dakika atım hacmi” denir. Yani bir dakikada kalbin sol karıncıktan ana atar damara fırlattığı kan miktarı beş litreden fazladır.Kalbin dakika atım hacmi yemek yedikten sonra %30%40 nispetinde artmaktadır. Bu sindirim sistemine giden kan miktarının artmasından ileri gelir. Ağır bir yemekten sonra normalde 5,5 litre olan kalbin dakika atım hacmi yani kalbin bir dakikada ana atar damara fırlattığı kan miktarı 77,5 litreye kadar çıkabilir. Bu netice şüphesiz yemeklerden sonra kalbi zorlamaktadır.Bağırsaklardan geçen kan akımı istirahatta, dakikada500 cm3’tür. Yemekten sonra bağırsaklardan geçen kan akımı %50300 nispetinde artar. Normalde bağırsaklardan bir dakikada geçen kan akımı 500 cm3 iken yemeklerden sonra 11,5 litreye kadar çıkar. Yemek yedikten sonra şahsi bir rehavet yani hafif bir uyku hali sarar. Bunun bir sebebi mide ve bağırsaklara çokça kan gitmesin den neticede beyine giden kanın kısmen azalmasındandır.Oruçlu iken, bilhassa öğleden sonra kalp çok daha rahat atacak, zorlanmayacaktır.

Kalp oruçlu olanlarda bir günde ortalama 15,000 kadar daha az atacaktır. Daha çok dinlenen kalp daha kuvvetli bir hale gelecektir.Bu netice kardiyolojide, beta (B) blokerler adı verilen ilaçlarla sağlanabilmektedir. Bu ilaçların tesiri ile vücudun ihtiyacı olsa bile, kalp daha az çalışmaktadır. Oruç bir manada bu neticeyi sağlayabilmektedir. Şahıs Rama zan ayında kazanacağı az yemek yeme alışkanlığını yıl boyu devam ettirebilirse kalp rahatsızlıkları da azalmış olacaktır.Orucun Şişmanlamayı Önleyici Faydaları:İnsan vücuduna en ağır gelen hal midenin tıka basa doldurulması, lezzet hatırı için rastgele yiyeceklerin bir biri üstüne yenilmesidir. Bu gün gerek memleketimizde olsun, gerekse batı dünyasında olsun, en önde gelen ölüm sebeplerinden birisi fazla yemek yemek, onun neticesinde de meydana gelen şişmanlıktır.Orucun bunlarla ne ilgisi var denilebilir. Normal zamanlarda, şahıs yemek yedikçe pankreas dediğimiz ve sindirimle alakalı maddeleri yani enzimleri salgılayanBezden insülin adı verilen hormonun salgılanması artar, insülin salgısı arttıkça, şahsın yemek yeme hevesi artar. Şahıs çok yemek yedikçe inisülin salgılanması yani ifrazatı yükselir. İşte bu kötü devir daimin oruç ibadeti ile kırılması lazımdır.Böylece oruç şahsı yemek yeme alışkanlığından alıkoyar. Şahıs az yemek yemeye alışır. Şayet şahıs Ramazan ayında alıştığı az yemeğe yıl boyu devam ederse, şişmanlık probleminden ve neticede de şişmanlığın yol açabileceği bazı hastalıklardan korunabilir.Oruçlu şahıs aç kaldığı için kanda mevcut olan yağlar kullanılır.

Ramazan ayı boyunca, bilhassa akşamüstü kanda kolesterol, trigliserid, denilen yağlar düşer. Bu sefer şahsın vücudundaki mevcut yağ depolarındaki yağlar kullanılmaya başlar. Bütün bunlar netice itibarıyla oruç tutan şahısta damar sertliğine yani “arteriyoskleroza” sebep olacak olan yağ fazlalığı tehlikesini azaltmış olur. Bu neticeler oruçlu şahıslarda yapılmış olan ciddi kan tetkikleriyle gösterilmiştir.Netice olarak dinimizce emredilen oruç, asrımızda ar tan damar sertliği yani “arteriyoskleroz” ve onun arkasından gelen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, damar tıkanmaları yani enfarktüsler ve bazı böbrek hastalıkları için sıhhati, sağlığı, normal ve yerinde olan kimseler için son derece önemli en mükemmel bir sağlık kazanma egzersizidir.Hz. Ebu Hureyre’den rivayet edilen bir hadislerindeHz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bunu şöylece ifade etmişlerdir: “Oruç tutun ki sıhhat bulasınız”

Oruç Bıçaksız Bir AmeliyattırGünümüzde batı memleketlerinde oruçla tedavi uygulayan klinikler mevcuttur. Bazı hastalıklara karşı oruç tutmayı tedavi edici bir ilaç gibi tatbik eden birçok batılı hekim vardır. Kendilerine göre hasta şahısları aç bırakma metotları geliştirmişlerdir. Bunu bazı hastalara tedavi edici bir ilaç gibi tatbik etmişlerdir.Bir batılı bilim adamı oruç için “Oruç bıçaksız ameli yattır” tabirini kullanmıştır. Bir başka araştırma grubu da, ameliyatların tehlikelerini azaltmak ve yaranın kapanmasını kolaylaştırmak için ameliyattan önce ve sonra oruç tutmayı tavsiye etmektedirler.Ancak bu ecnebi hekimlerin oruç anlayışı, bizim anladığımız İslami manada, ibadet için yapılan bir oruç değildir. Bu ecnebi hocalar orucu, vücudun kısa veya uzun müddet aç kalması olarak tarif etmektedirler. Bu perhiz manasındaki orucu tutmak bile, şahsın sıhhatine faydalı olabilmektedir.Zihnimizi zorlarsak genel anestezi yapılacak olan ameliyatlarda, hasta ameliyattan altı saat önce ve ameliyattan altı saat sonraya kadar aç bırakılmaktadır. Yani vücut bir nevi oruçla açlıkla ameliyata hazırlanmaktadır. Ameliyat sonrası açlık devresinde de, anestezi için verilen zararlı maddeler, bu müddet esnasında vücuttan atılmaktadır.Ramazan Ayı İçin Sağlıkla İlgili Bazı TavsiyelerRamazan ayı boyunca yiyeceğimiz şeyler diğer zamanlarda yediklerimizden çok farklı olmalı ve mümkün mertebe sade olmalıdır. Bununla beraber, şişman birisi için Ramazan ayı kilo vermek için en ideal zamandır.Uzun günlerde oruç tuttuğumuz zamanlarda, hızla hazım olan gıdalardan çok, lifli gıdalar dâhil, yavaş sin dirilen gıdaları alabiliriz. Yavaş sindirilen gıdalar, takriben sekiz saatte sindirilirken hızlı sindirilen gıdalar sadece 34 saat içerisinde hazım olur.Yavaş hazım olan gıdalar arpa, buğday, yulaf, irmik, fasulye, mercimek, un, pirinç vs. bunun gibi hububat ve tohum ihtiva eden gıdalardır.Vücutta hızlı yanan gıdalar şeker, beyaz un vs. ihtiva eden gıdalardır.Lifli gıdalar, kepek ihtiva eden gıdalar, buğday unu, hububat ve tohumlar, yeşil fasulye, bezelye, biber gibi sebzeler ıspanak ve diğer yeşillikler, mesela maydanoz, pancar yaprakları, kabuklu meyveler, kuru kaysı, incir, kuru erik, badem vs. gibi kuru meyvelerdir.Kızartmalardan Mümkün Mertebe KaçınızYemek yerken, meyve, sebze, et, tavuk, balık, ekmek ve sütlü mamuller arasında her gıda gurubundan bir gıdayı ihtiva edecek şekilde, elden geldiği kadar dengeli, ölçülü yemek yemeye dikkat etmek lazımdır. KızartılmışGıdalar sağlıksızdır ve sınırlandırılmalıdır. Bunlar hazımsızlığa, ekşimeye, boğazda yanma hissine ve kilo ile alakalı problemlere yol açabilir.Kızartılmış ve çok yağlı gıdalardan elinizden geldiği kadar uzak durun. Tatlılardan bilhassa çok şekerli olanları tercih etmeyiniz. Sahurda çok çay içmeyiniz. Çünkü çok çay içmek çok idrara yol açar. Bu da gündüz vücudun ihtiyacı olan değerli mineral tuzlarının vücuttan atılmasına yol açar. Aynı şekilde sahurda tıka basa doy mamaya dikkat edelim.Sigara içenler, Ramazan’dan birkaç hafta önce başlayıp, sigarayı yavaş yavaş azaltınız. Sigaranın şahsın sağlığına zararlı olduğunu ve tamamen terk edilmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ancak Ramazan ayını vesile edip, sigarayı tamamen bırakan müptelalar olduğunu unutma yalım. Biraz sabır ve gayretle sigara iptilasından tama men kurtulmak mümkündür.Şu gıdaları Tercih Ediniz!Sizi uzun müddet idare edecek unlu gıdaları sahurda yiyiniz.Et mükemmel bir protein kaynağıdır. Geç hazım olan bir gıdadır. Açlığa zor tahammül edenler sahurda eti tercih ederlerse gündüz biraz daha rahat ederler.Hurma mükemmel bir şeker, lif, karbonhidrat, potas yum ve magnezyum membasıdır.Badem az yağ ihtiva eder, protein ve liften zengindir. Muz ise, iyi bir potasyum, magnezyum ve karbonhidrat menbaasıdır.İftardan yatma saatine kadar, bolca su, meyve suyu veya meyve alınmalıdır. Bunlar vücutta belli bir gıda ve sıvı seviyesinin devamında yani idamesinde faydalı olacaktır.Oruçlular Ufak Tefek RahatsızlıktaNe Yapmalılar?Kabızlık: Kabızlık, şişkinlik hissiyle kendisini belli eden rahatsızlıktır. Sebepleri arasında çok miktarda rafine olmuş gıdaları almak, su ve sıvı gıdaları az almak ve ya yetecek kadar lifli gıdalar almamak sayılabilir.Çare olarak bol su içmek rafine gıdalardan mümkün mertebe uzak durmak, kepekli ekmek yemek ve lifli gıdaları tercih etmek sayılabilir.Hazımsızlık ve GazSebepler arasında bol miktarda kızartılmış ve yağlı gıdalar yemek, baharatlı gıdalar, yumurta, lahana ve mercimek gibi az gaz yapan gıdaları tercih etmek, kola gibi gaz yapan asitli içecekleri tercih etmek sayılabilir.Tavsiye olarak, az yemek yemek, gaz yapan gıdaları yememek, kızartılmış gıdalardan uzaklaşmak, meyve suyu veya daha iyisi bol miktarda su içmek sayılabilir.Uykusuzluk, Düşük TansiyonFazla terleme, zafiyet, yorgunluk, enerji kaybı, baş dönmesi, soluk çehre ve çalışmaya karşı isteksizlik, baygınlığa götürebilecek olan düşük tansiyon arazlarıdır. Bu haller oruçlu iken bilhassa öğleden sonra çok görünür.Sebep olarak az sıvı almak, vücuttaki tuz miktarının azalması sayılabilir. Böyle bir durumda şahıs serin bir yerde istirahat ettirilmeli, sahurda ve iftarda bol miktar da sıvı ve tuz almasına dikkat etmelidir.Mesela iftarda tuzlu ayran verilebilir. Tansiyonun düşük olduğu, belirtilen arazlar görüldüğü zaman tansiyon cihazı ile kan basıncının ölçülmesi ile anlaşılır. Tansiyonun fevkalade düşmesi halinde orucun açılması icap eder.Yüksek tansiyonu olanlar, Ramazan esnasında tıbbi tedavilerini değiştirmek, sahura ve iftara uydurmak için doktorları ile istişare etmelidirler.Baş AğrısıBilhassa kahve tiryakileri, sigara müptelalarında Ramazan ayının ilk günlerinde çok görünür. Uyku kaybı, acıkma hissi olur. Gün boyu olanlara pek aldırmazlar. Günün sonunda iftara doğru biraz zorlanırlar. Düşük tansiyonla alakalı olduğu zaman, baş ağrısı daha ciddi sevi yelerde olabilir ve iftardan önce bulantıya yol açabilir.Bu şahıslara, Ramazan’dan bir veya iki hafta önce, kahve ve sigarayı yavaş yavaş azaltması tavsiye edilebilir. Ihlamur, ada çayı ve normal çay gibi kafein ihtiva etme yen içecekler kahvenin yerini almalıdır. Yetecek kadar uykuyu almak için Ramazan’da yeni bir uyku programı yapmak lazımdır.Düşük Kan ŞekeriZayıflık, baş dönmesi, yorgunluk, konsantrasyonda zayıflık, kolayca terleme, titreme hissi, fiziki aktiviteler de muvaffak olmak, baş ağrısı, çarpıntı gibi haller olur.Sebep olarak bilhassa sahurda, rafine olmuş karbon hidratlar gibi bol şeker almak. Buna karşılık vücut bol miktarda inselin salgılar ve bu da kan şekerinin düşme sine yol açar. Bu şahıslara, sahurlarda az ve mahdud miktarlarda şekerli gıda ve içecekleri almaları tavsiye edilir. Şeker hastaları Ramazan ayında tıbbi tedaviler için doktorları ile istişare etmelidirler. Peptik Ülser, Mide Yanması, Gastrit(Mide İltihabı) Bu belirtilen rahatsızlıklar Ramazan’da bazen ağırlaşa bilir. Bunlar kaburgaların altında mide bölgesinde bir yanma hissi verebilir ve bu yanma boğaza doğru uzanır. Baharatlı gıdalar kahve ve kolalı içecekler durumu daha da kötüleştirebilir.Münasip tıbbi tedavi, midedeki asit seviyesinin kontrolüne imkân verebilir. Peptik ülserli şahıslar, Ramazan’dan önce doktorları ile oruç için meşveret etmelidirler. Böbrek Taşları

Böbrek taşları az sıvı ve su alan şahıslarda daha sık olarak ortaya çıkar. Taş teşekkülüne mani olmak için bünyesi taş yapmaya meyilli olan kimselerin oruç tutarken iftarda ve sahurda bol bol sıvı almaları icap eder.


Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

mekkelive  medinelive
 

Sohbet Ara

Üye Girişi